‘’Özgürlüğün de Eşitliğin de Adaletin de Kaynağı Ulusal Egemenliktir’’.

Borçlar Hukuku


Borçlar Hukuku Nedir

Borçlar hukuku, kişiler arasındaki borç ilişkileri­ni düzenler. Borcun kaynağı kural olarak; ka­nun, sözleşme ya da hukuka aykırı fiil olabilir. Borçlar hukuku bu borç kaynaklarını, yarattıkla­rı sorumluluk türünü ve sonuçlarını düzenler. Borçlar hukukunun temel kaynağı durumundaki Borçlar Kanunu, iki temel bölümden oluşur; ilk bölüm genel hükümler olarak adlandırılmıştır ve hemen her borç ilişkisine uygulanabilen hüküm­lerden oluşur, ikinci bölüm ise özel hükümler olarak adlandırılmıştır ve çeşitli sözleşme tipleri­ni ve onlara özgü hükümleri düzenlenmektedir.
Borçlar Kanunu’nda yer verilen sözleşmeler dı­şında, atipik, karma nitelikli sözleşmeler de borç­lar hukukunun düzenleme alanına girmektedir. Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbi­rine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. Borç­lar Kanunu’nda düzenlenen genel işlem koşulla­rı, bir sözleşmenin yapılması sırasında sözleşme­yi düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer söz­leşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başı­na hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri olarak ifade edilebilir. Temsil, haksız fiilin icra şekli ve sonuçları, sorumluluğun kay­nağı olarak kusurlu eylemler ve istisnai nitelik taşıyan kusursuz sorumluluk halleri, sebepsiz zenginleşmeden doğan borç ilişkileri, borçların ifası, borç türleri, faiz, temerrüt borçlar hukukun­da incelenen temel konulardır. Müteselsil borçluluk, bağlanma ve cayma parası, ceza koşulu, alacak devri, borcun üstlenilmesi, borca katılma, borçlar hukukunun ayrıntılı ola­rak ele aldığı diğer yapılardır.

Borçlar Hukukunda Genel İşlem Şartları


Sözleşme özgürlüğü, sağlıklı bir rekabet ortamına ve sözleşme tarafları arasında güç dengesi bulunmasına bağlıdır. Genel işlem şartlarına ilişkin kanuni düzenlemeler, taraflar arasındaki güç dengesinin bir taraf aleyhine bozulduğu durumda, kanının sözleşme özgürlüğüne müdahalesine örnek oluşturur ve sözleşme adaletinin sağlanmasını amaçlar. Genel işlem şartları içeren standart sözleşmeler karşısında diğer tarafın sürekli korumaya muhtaç olduğu düşünülmemeli, ilgili durumun her bir somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmesine önem verilmelidir.