Özgürlüğün de Eşitliğin de Adaletin de Kaynağı Ulusal Egemenliktir

Borcu Sona Erdiren Sebebler ve Zaman Aşımı

09.05.2019 0 Yorum

Borcu Sona Erdiren Sebepler Ve Zamanaşımı


Bir borç gerek kişinin borcunu ödemesi ile gerek aşağıda açıklayacağımız başka sebepler ile sona erebilir. Borcun sona ermesi ile beraber ise borçlunun ifa yükümlülüğü de ortadan kalkacaktır.
Borç ödeme şekline bağlı olarak tamamen sona erebileceği gibi somut olayın şartlarına göre borcun kısmen sona ermesi de mümkündür.


Taksitli bir borçta ödenmiş olan taksite ilişkin makbuz verilmesi halinde aksi belirtilmediği sürece makbuzun verildiği aydan önceki taksitlerin borçlu tarafından ödenmiş olduğu kabul edilir.


Asli ve Feri’i Borcun Sona Ermesi


Alacak içerisinde asıl alacak ile beraber asıl alacağa bağlı fer’i alacaklar da bulunmaktadır. Asıl borç ifa ya da yine aşağıda belirteceğimiz yollardan herhangi biri ile sona ermiş ise bu durumda fer’i alacakların da ortadan kalkacağı söylenebilir. Ancak alacaklı bunu istemiyor ise fer’i alacak hakkını saklı tutabilir.


İrade İle Borcun Sona Ermesi


Tek Taraflı İrade İle Borcun Sona Erdirilmesi


Dönme: Taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi kurulduğunda kanunda belirlenen bazı durumların gerçekleşmesi halinde taraflardan biri dönme hakkını kullanabilir. Sözleşmeden dönme hakkının kullanılması ile sözleşme ortadan kalkacaktır. Dönme hakkı tek taraflı irade beyanı ile yapılır ve bozucu yenilik doğurucu bir haktır. Sözleşmenin yapıldığı andan itibaren sözleşmeyi geçersiz kılar. Ancak dönme hakkının kullanılabilmesi için bu hakkın kanunda açıkça tanınmış olması gerekmektedir. Aksi halde dönme beyanı geçerli sayılmayacaktır, bu beyan hukuki bir sonuç doğurmayacaktır ve sözleşme geçerliliğini korumaya devam edecektir.


Fesih: Fesih beyanı ile sözleşme sona ermektedir. Fesih ile dönme birbirine benzer olsa da aslında aralarında çok önemli bir fark bulunmaktadır. Fesih geçmişe değil geleceğe ilişkindir. Bu sebeple de feshe ilişki hüküm ve sonuçlar da geleceğe ilişkin olarak doğacaktır. Fesih beyanı tek taraflı olarak kullanılır ve karşı tarafın kabulüne ihtiyaç bulunmamaktadır. Kullanılmak ile sonuç doğurur. Fesih de dönme hakkında olduğu gibi ancak kanunda belirlenen hallerde mümkündür. Ancak sözleşmenin tarafları da kendi aralarında başkaca fesih sebepleri kararlaştırabilir. Bunu yasaklayacak bir düzenleme kanunda bulunmamaktadır.


İptal: İptal kullanıldığında sözleşmeyi KURULDUĞU ANDAN itibaren geçersiz kılan tek taraflı bir hukuki işlemdir. İptal sebepleri sözleşmenin kurulduğu anda mevcuttur. Dönme den farkı da budur. İptal hakkı bozucu yenilik doğuran, kullanılmak ile sonuç doğuran bir haktır. İptal hakkının kullanılması ise hiçbir şarta bağlanamaz. İptal hakkını kullanmaya sahip olan kişi kanunda belirlenen süreler içine bu hakkını kullanmaz ise İPTAL HAKKI ARTIK KULLANILAMAZ hale gelir. Bu sürenin aşımının ardından iptal hakkı da kullanılamayacağı için sözleşme geçerli hale gelecektir.


Takas: Takas belirli şartlara bağlı olarak yapılabilen, yapılmakla beraber borcu sona erdiren bir hukuki ilişkidir. Takas tek taraflı irade beyanı ile gerçekleşir karşı tarafın kabulüne ihtiyaç yoktur. Takasın bir şekli bulunmamakla beraber her zaman yapılabilmektedir. Ancak taraflar karşılıklı iradeleri ile de takası kararlaştırabilirler. Buna AKDİ TAKAS denilmektedir. Takasın gerçekleşebilmesi için belirli şartların gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu şartlar;



  • Karşılıklılık: İki ayrı kişinin birbirine borçlu olması gerektiğini ifade eder.

  • Uygunluk: Birbirine uygun karşılıklı iki borç bulunmalıdır.

  • Muacceliyet: Her iki tarafın borcunun da muaccel olması gerekmektedir.

  • Mümkün olma: Karşılıklı her iki borcun da kanunda takasın yasaklandığı borçlar arasında bulunmaması gerekir.

Sözleşme İle Borcun Sona Erdirilmesi


İkale: Mevcut sözleşmenin tarafları yeni bir sözleşme ile ilk yaptıkları sözleşmenin ortadan kaldırılmasını sağlayabilirler. İkale ise mevcut sözleşmenin tarafları arasında yapılıp konusu eski sözleşmenin ortadan kaldırılması olan sözleşme türüdür.

İbra: İbra sözleşmesi, yalın bir borcun sona ermesi için alacaklının verdiği vazgeçme ya da sonlandırma iradesini gösteren beyandır.

Yenileme: Mevcut olan bir borcun sona ererek yeni bir borç kurulması işlemidir. Yenileme ile sona erdirilen borç ve yeni borcun aynı ya da benzer nitelikte olması gerekmez.


Bir borç gerek kişinin borcunu ödemesi ile gerek aşağıda açıklayacağımız başka sebepler ile sona erebilir. Borcun sona ermesi ile beraber ise borçlunun ifa yükümlülüğü de ortadan kalkacaktır.

İrade Dışı Sebeplerle Borcun Sona Ermesi


Bazı hallerde ise sözleşmeler sözleşmenin taraflarının iradesi borcu sona erdirmek olmasa dahi borç irade dışı sebeplerle sona erecektir.

İmkansızlık: İmkansızlık, sözleşmenin yapılmasının ardından ortaya çıkan bazı sebeplerle borcun ifasının mümkün olmamasıdır. Bu imkansızlık maddi imkansızlık olabileceği gibi hukuki imkansızlık da olabilecektir. Örneğin sözleşme konusu teslim edilecek şeyin yok olması halinde irade dışı sebeplerle borcun konusu yok olacağından imkansızlık sebebiyle borç sona erecektir. İmkansızlık objektif nitelikte olmalıdır. Borcun sona ermesi halinde borçlu sözleşmenin karşı tarafından almış olduğu edimi SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME hükümlerince geri vermekle yükümlüdür.





“TÜRK BORÇLAR KANUNU
MADDE 136-

Borcu Sona Erdiren Zaman Aşımı Madde 136 Nedir
Alacaklı Ve Borçlu Sıfatının Birleşmesi: Bir borç ilişkisinde alacaklı ve borçlu sıfatı birleşecek olursa bu borç ilişkisi sona erer.
“TÜRK BORÇLAR KANUNU
Birleşme MADDE 135-

Borcu Sona Erdiren Zaman Aşımı Madde 135

Zamanaşımı: Zamanaşımı süresinin geçmesi haklar üzerinde belirli etkiler yaratmaktadır. Zamanaşımı haklar üzerinde zayıflatıcı ya da düşürücü yahut kazandırıcı etkiler yaratabilmektedir.
Zamanaşımı süresinin dolması ile beraber borçlu borcunu ödeme yükümlülüğünden kurtulur. Ancak borçlunun borcundan kurtulabilmesi için zamanaşımı def’ini ileri sürmesi gerekmektedir. Hakimin bu konuda re’sen karar vermesi, alacak hakkının bulunmadığına hükmetmesi mümkün değildir.


Zamanaşımı süresi kanunda açıkça belirlenmiştir. Tarafların kanunda belirlenen bu süreden daha kısa ya da daha uzun bir süreyi kendi aralarında kararlaştırmaları mümkün değildir. Kendi aralarında böyle bir sözleşme yapılmış ya da sözleşmeye böyle bir madde eklenmiş bile olsa bu iradi zamanaşımı süresinin hukuken geçerliliği yoktur. Kanundaki zamanaşımı süresi geçerli olacaktır.
Genel zamanaşımı süresi 10 YILDIR. Kanunda aksi belirtilmediği sürece alacak ve borçlar için 10 YILLIK GENEL ZAMANAŞIMI geçerlidir.


“MADDE 146-
Borcu Sona Erdiren Zaman Aşımı

5 yıllık zamanaşımı süresi ise ancak kanunda düzenlenmiş belirli haller için geçerlidir. Borçlu tarafından borcun ikrar edilmesi ya da kısmi ödemenin yapılması, borçlunun borcu için rehin vermesi, kefil bulunması hallerinde zamanaşımı süresi kesilecektir.


Borçlu Temerrüdünü Sona Erdiren Haller


Borçlu temerrüdü, borçlunun borcunu ödemekte gecikmesini ifade etmektedir. Ancak borçlunun temerrüde düşmesi BORCU SONA ERDİRMEZ. Temerrüdün oluşmasından bahsedebilmek için;


  • Muaccel olmuş bir borcun bulunması gerekmektedir.

  • Alacaklının borçluyu ödemeye davet eder şekilde bir ihtar çekmesi gerekmektedir.

  • Borçlunun borcu ödemekten kaçınması gibi bir hakkının bulunmaması gerekmektedir.

  • Borcun ifasını mümkün olması şarttır.

  • Alacaklı ifayı kabule hazır olmalıdır.

Borçlunun borç konusu edimi yerine getirmesi ile beraber temerrüt son bulacaktır.


Sonraki Yazı

İstihkak Nedir...

Yorum Yap